logo

Akçaabat Ülkü Ocakları Şehitlere saygı yürüyüşü düzenledi

Akçaabat Ülkü Ocakları Şehitlere saygı ve Akçaabat’ın kurtuluşu yürüyüşü düzenledi.Fatih Parkında toplanan teşkilat mensupları ve vatandaşlar sloganlarla, ilçe Askerlik şubesine yürüdü . Burada İstiklal Marşı okundu. İstiklal Marşının ardından Akçaabat’lı Şehitlerin isimlerini sayarak “burada” nidaları söylendi. sloganlarla tekrar yürüyüşe geçen kortej Atatürk Parkına geldi. Şehitler için saygı duruşu yapıldı ve İstiklal Marşı okundu. 

Yürüyüşe Trabzon Ülkü Ocakları Başkanı Mihrab ALTINIŞIK, MHP Akçaabat İlçe Başkanı Miraç ÇINAR, Kamu Sen Akçaabat Şubesi Başkanı Erol ÖRSELOĞLU Kavakmeydan Ülkü Ocakları Başkanı Ali Ekber TURAN, çok sayıda Ülkücü ve vatandaş katıldı .

Özgecan Aslan, Fırat Yılmaz Çakıroğlu için yapılan dövizler dikkat çekti.
Akçaabat Ülkü Ocakları Başkanı Melikşah ATASOY Yaptığı açıklamada Şunları kaydetti;

Değerli Akçaabatlılar, Türk İslam Davasının saygıdeğer mensubu Ülküdaşlarım.

Akçaabat Ülkü Ocakları olarak düzenlediğimiz Akçaabat’ın kurtuluşu ve Şehitlere saygı yürüyüşü için toplanmış bulunmaktayız.

17 Şubat 1918 yılında Akçaabat verdiği nice zorlu mücadeleler sonucu düşman işgalinden kurtulmuş ve esaret zincirlerini kırarak bugünlere gelmiştir.

Ne hazin ki yaşadığımız çağın sözde halifeleri türemiş memleketi pazarlık masalarına konu etmiştir.

Çözüm süreci denilen ihanet süreci sonucunda her gün Kahramanlarımız Şehit olarak toprağa düşmektedir.

Kandil hainlerin başına yıkılmadıkça, ihanetin bağrına hançer saplanmaz!

Dinsiz imansız terör örgütü ve işbirlikçi hainler temizlenmedikçe Türk Milleti huzur bulamaz!

Açılım süreci, Çözüm süreci bu hainleri cesaretlendirmiş, Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, örgütün elinde bulunan belediyeleri aracılığı ile örgüt para ve lojistik destek sağlamıştır.

Habur’dan giriş yapan hainler Seyyar mahkemelerce aklanmış adalete olan güven sarsılmıştır.

Açılım buzdolabına kaldırılana kadar, Devlet adeta bölgeden çekilmiştir. Askerimizi, Polisimizi, korucumuzu Şehit eden hainler sokaklarda istedikleri gibi hendek kazmış, bombalar tuzaklamış pusuya yatmıştır.

 

Televizyonlarda ki rezil programlar ile millet uyutulmak istenmiş, akil adamlar ile kandırılmaya çalışılmış, Milli duruş zedelenmiş şok etkisi oluşturulmuştur.

Gençler uyuşturucu batağına bir bir çekilirken, sigara içme yaşı ilkokul seviyesine kadar düşmüştür.

Diziler ile tozpembe senaryolar çizilirken ahlaki değerlere saldırı aleni bir biçimde genişlemiş, geleneklerinden uzaklaştırılan gençlik vaat edilenin bir hiçlik olduğunu görmüştür.

Gönlünü Peygamber Efendimizin sancağına bağlayan gençlik, rüyalarını tarihin aydınlık sayfalarında görmektedir.

1071 yılında son kez geldiğimiz surda açılan Türk gediği ebediyen muhafaza edilecektir.

Şüphesiz Batı Roma’yı titreten bu inanç Ülkücü Hareketin sinesinde her zaman saklıdır.

Unutulmasın ki ne ihtilal orduları toplayıp İstanbul’a gelme vaktidir nede Habur rezaletlerinin tekrar vakti.

Şunu tekrar etmekte fayda görüyorum, Kuvay-ı Milliyenin büyük fedaileri bölgemizden çıkmıştır gerekirse milli mücadeleyi tekrar başlatacak ruh içimizdedir.

Dün Sarganada, Rusları denize döken inanç Bugün Türkmen Dağında tezahür etmektedir. Kadim Türk yurdu Trabzon’da, Gâvurun çizdiği haritalara imza atmayan Akçaabatlılar Türk Bayrağına her zaman sahip çıkmıştır.

Burada toplanan gençlerin gözlerinden görüyorum; Vatan Bayrak ve Kur’an İnancı, Doğu Türkistanda, Kırımda ve tüm Turan illerinde ki gençlerin kalp atışları ile aynıdır.

Bazı idareciler, Şehit Cenazelerimizi bile istismar etmekte protokol uğruna manevi atmosferi zedelemektedir. Bu yöneticilere karşı en güzel sözümüz ise duyduklarında tüyleri diken diken olan sloganımız “ Şehitler ölmez Vatan bölünmez” dir.

Buradan haykırılan Tekbirler, Surda ki, Cizre’de ki askerin miğferinde Türkmen Dağında ki Bozkurtların matarasında yankılanacaktır.

Tıpkı Malazgirt’in bir Türkmen çadırında Niğbolu’nun İstanbul’un Fethinde Çaldıranın Rodos’ta Mohaç zaferinin Çanakkale de karşılık bulması gibi.

Âleme nizam veren ceddin ve alperenlerinin, Ötüken bozkırlarından çıkıp Otranto kapılarına dayanması sadece birkaç asır sürmüştür.

Bu nesillerin devamı olan Türk Milleti ergenekondan çıkar gibi düşürüldüğü dar boğazdan çıkacaktır.

“Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!”ayetiyle ümitli gençlik her daim vatanını savunacak, küfrün karşısında olacak. Küffara asla geçit vermeyecektir.

Akçaabat Gençliği üzerinde ki ölü toprağını atmıştır.

Hepiniz Cenabı Allah’a emanet ederek Ülkücü gençliğin adına haykırıyorum!

“Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes Ey kahpe rüzgâr artık ne yandan esersen es!

Basın Açıklamasının ardından Akçaabat Ülkü Ocakları Üniversite Teşkilatı Başkanı Hüseyin Can Öksüz Ülkücü Yemini yaptırdı.
Yeminin ardından, Emniyet güçlerine teşekkür eden teşkilat mensupları , Ülkü Ocakları’na geçerek vatandaşlara çay ikramında bulundu.

 


Yoruma kapalı.